Kayıtlar

"Fahrenheit 451" Çeviri Eleştirisi Çözümlemesi

Resim
  Bugün bir değişiklik olarak içerik yerine farklı bir şeyi sizlerle paylaşmak istedim. Mütercim Tercümanlık bölümlerinde bulunan "Çeviri Eleştirisi" adlı bir dersle alakalı. Bu dersin amacı çevirisi birden fazla kişi tarafından yazılmış bir metnin orijinali ve en az iki farklı çevirisini normlara göre karşılaştırmaktır. Bu dersin başında birçok kuramcının ortaya koyduğu görüşler öğretilir. Çeviri metin seçilir ve çeviri eleştirisi yapılır. Bizim dönemimizde çeviri eleştirisi yapmamız gereken kitap "Fahrenheit 451"di ve o dönemde bize yardımcı olabilecek çeviri eleştirisi örnekleri bulmak da zorlanmıştık. Benim bugünkü amacım şu anda bu dersi alan öğrencilere bir örnek sunmak. Bundan dolayı sizlerle kendi çeviri eleştirimi paylaşıyorum. Uzun bir çözümleme metni olduğundan dolayı parça parça paylaşacağım. Umarım ki bu konuda yardıma ihtiyacı olan bütün öğrencilere ufacık da olsa bir yardımım dokunur. İyi okumalar dilerim.                 ...

Pandemi Döneminde Tercüman Olmak

Resim
   Neredeyse bir yıldır evlerimizden hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz ve yakın zamanda da bu süreç sona erecekmiş gibi görünmüyor. Peki bu dönemde çevirmenler olarak bizler ne yaptık ve çalışma şeklimiz nasıl değişti? Biraz da bunlardan konuşalım.    Öncelikle yaygın ve çok yanlış bir görüşten bahsederek başlamak istiyorum. Bazı insanlar evden çalışabilme imkanımızı bu pandemi döneminde yanlış anlayarak "Siz zaten evden çalışıyorsunuz, sizin açınızdan bir değişiklik olmamıştır." şeklinde yorumlayabiliyor. Evet, bu birçok meslekte bulunmayan, çok güzel bir imkan. Fakat biz tamamen evden çıkmadan çalışmıyorduk. Kaldı ki her tercüman veya çevirmen zaten her zaman evden çalışmaz. Örneğin, serbest çevirmenlik yapıp evden çalışanlar var. Bunların yanı sıra hem evden çalışıp hem de sözlü çeviri yapanlar var. Sadece devlet dairelerinde veya şirketlerde çalışanlar var. Konferanslarda sözlü çeviri yapanlar var. Kendi bürosunda çalışanlar var. Başka birinin bürosunda çalı...

Bir Çevirmenin İş Hayatı

Resim
Bu mesleği seçip mutluluğu nasıl buluruz, bu meslekteki avantaj ve dezavantajları ve freelance olarak çalışmanın yönlerinden bahsedeceğim biraz. Tabi dilim döndüğünce kendi ve yakın çevremin deneyimlerini anlatacağım. Herkes için çok farklı hayat senaryoları yazılmış olabilir, bu yüzden burada yazdıklarımın benim ve yakın çevremin senaryolarına göre aktarıldığını unutmayın. Madem başlıyoruz şuraya da bu yazıyı okurken dinleyebileceğiniz bir şarkı bırakayım. ( https://www.youtube.com/watch?v=juKGjUGPyHs ) O zaman ilk konudan başlayalım. Bu meslekte nasıl mutlu olunur? Şu anda edindiğim tecrübeler sonucunda bu meslekte mutlu olmanın birkaç ufak yolunu buldum. Üniversitede okurken aldığımız işler sonucunda kendi belirlediğim kriterlerin çok faydası oldu. Örneğin işi almadan önce metni inceleyip bu işi başarıyla tamamlayıp tamamlamayacağımı düşündüm. Hem de her seferinde. Sadece parası için bir çeviri işi yapmak hem kendiniz için eziyet olur hem de yaptığınız işe saygısızlık olur. Zaman iç...

Bir Çevirmenin İlk Adımları

Resim
                                                   Her hafta okulu bırakmayı düşündüren, aslında çok güzel geçen ama zaman zaman yorgunluktan ne yapacağınızı bilemediğiniz, hiç çeviri yapmamaktan aşırı çeviri yapmaya doğru giden 4 yıllık tercümanlık eğitimine hoş geldiniz. Bu yazıda üniversitedeki ilk yılımız nasıl geçti ve hayatımızda neler değişti, bu konular hakkında bir günlük bölümü bulacaksınız. Burada yazdıklarımın kendi tecrübelerime dayandığını belirterek gelecekte tercüman olmak isteyenlere her şehirde ve her üniversite aynı şeylerin yaşanmayacağını hatırlatırım.  NOT: Bu bölümde yer alan hikayeler kurgudur demeyi çok isterdim ama bizzat yaşanmış bir hayat. Aklımda şehir dışında okuma planı yokken bir anda kendimi Kırıkkale'de buldum. Bilmeyenleriniz için söylüyorum - ki muhakkak vardır - Kırıkkale, İç Anadolu'da yer alan, Ankara'nın yanında bu...

Kimiz biz?

Resim
  Türkiye'de, hakkımızda genel bir yanlış anlaşılma var. Özellikle de okuduğunuz lisede dil bölümü varsa şu cümleyi çok duymuşsunuzdur: Dilciler yata yata okuyor. Şimdi size bir dilcinin dilci olma sürecini anlatacağım. Yazının sonunda bu cümlenin doğru olup olmadığına kendiniz karar verin. Öncelikle lisede dil bölümünde okuyorsanız genel eğitiminiz şu şekilde gidiyor: Zaten dilcisiniz ve diğer derslere çok ihtiyacınız yokmuş gibi davranıldığı için hocaların çokta umurunda olmazsınız. Yabancı dil hocanız da Türkiye'deki yabancı dil eğitiminin bir başka kurbanı olarak size, Kraliçe Elizabeth'in bilmediği zaman çekimlerini öğretir, çünkü sınavda o zaman çekimleri sorulacaktır. Arada bir video, ses kaydı, şarkı tarzı medya ürünleri sunar. Bu sırada dinleme etkinliği yaptığınız düşünülür. Bir süre böyle gider. Bu sırada kendinizi ne kadar geliştirirseniz o kadar öğrenirsiniz yabancı dili. Liseyi bitirmeye çalışırken bir de dilcilere karşı söylenenlere diş sıkmak zorunda kalırsı...

Çevirmen olmak...

Resim
  Çevirmen olmak... Aslında üzerine konuşulacak çok şey yok. Yaşanacak çok şey var.  Burada çevirmenlik yolculuğunda yaşadıklarımdan, aldığım eğitimden, dil ile olan ilişkimden, neden bu mesleği seçtiğim ve bunun için neler yaptığımdan bahsedeceğim. Belki de içimi dökeceğim. Merak edenler için bu müthiş mesleğin arka planından söz edeceğim. Bir değişiklik görmek istediğim için bu değişikliğe yardım etmek amacıyla buradayım. Elimden geldiğince bu mesleğin mutfağından bahsederek kendi bilgilerimi başkalarına aktaracağım. Şimdiden hepimize iyi şanslar...