Kayıtlar

Aralık, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Çevirmenin İş Hayatı

Resim
Bu mesleği seçip mutluluğu nasıl buluruz, bu meslekteki avantaj ve dezavantajları ve freelance olarak çalışmanın yönlerinden bahsedeceğim biraz. Tabi dilim döndüğünce kendi ve yakın çevremin deneyimlerini anlatacağım. Herkes için çok farklı hayat senaryoları yazılmış olabilir, bu yüzden burada yazdıklarımın benim ve yakın çevremin senaryolarına göre aktarıldığını unutmayın. Madem başlıyoruz şuraya da bu yazıyı okurken dinleyebileceğiniz bir şarkı bırakayım. ( https://www.youtube.com/watch?v=juKGjUGPyHs ) O zaman ilk konudan başlayalım. Bu meslekte nasıl mutlu olunur? Şu anda edindiğim tecrübeler sonucunda bu meslekte mutlu olmanın birkaç ufak yolunu buldum. Üniversitede okurken aldığımız işler sonucunda kendi belirlediğim kriterlerin çok faydası oldu. Örneğin işi almadan önce metni inceleyip bu işi başarıyla tamamlayıp tamamlamayacağımı düşündüm. Hem de her seferinde. Sadece parası için bir çeviri işi yapmak hem kendiniz için eziyet olur hem de yaptığınız işe saygısızlık olur. Zaman iç...

Bir Çevirmenin İlk Adımları

Resim
                                                   Her hafta okulu bırakmayı düşündüren, aslında çok güzel geçen ama zaman zaman yorgunluktan ne yapacağınızı bilemediğiniz, hiç çeviri yapmamaktan aşırı çeviri yapmaya doğru giden 4 yıllık tercümanlık eğitimine hoş geldiniz. Bu yazıda üniversitedeki ilk yılımız nasıl geçti ve hayatımızda neler değişti, bu konular hakkında bir günlük bölümü bulacaksınız. Burada yazdıklarımın kendi tecrübelerime dayandığını belirterek gelecekte tercüman olmak isteyenlere her şehirde ve her üniversite aynı şeylerin yaşanmayacağını hatırlatırım.  NOT: Bu bölümde yer alan hikayeler kurgudur demeyi çok isterdim ama bizzat yaşanmış bir hayat. Aklımda şehir dışında okuma planı yokken bir anda kendimi Kırıkkale'de buldum. Bilmeyenleriniz için söylüyorum - ki muhakkak vardır - Kırıkkale, İç Anadolu'da yer alan, Ankara'nın yanında bu...

Kimiz biz?

Resim
  Türkiye'de, hakkımızda genel bir yanlış anlaşılma var. Özellikle de okuduğunuz lisede dil bölümü varsa şu cümleyi çok duymuşsunuzdur: Dilciler yata yata okuyor. Şimdi size bir dilcinin dilci olma sürecini anlatacağım. Yazının sonunda bu cümlenin doğru olup olmadığına kendiniz karar verin. Öncelikle lisede dil bölümünde okuyorsanız genel eğitiminiz şu şekilde gidiyor: Zaten dilcisiniz ve diğer derslere çok ihtiyacınız yokmuş gibi davranıldığı için hocaların çokta umurunda olmazsınız. Yabancı dil hocanız da Türkiye'deki yabancı dil eğitiminin bir başka kurbanı olarak size, Kraliçe Elizabeth'in bilmediği zaman çekimlerini öğretir, çünkü sınavda o zaman çekimleri sorulacaktır. Arada bir video, ses kaydı, şarkı tarzı medya ürünleri sunar. Bu sırada dinleme etkinliği yaptığınız düşünülür. Bir süre böyle gider. Bu sırada kendinizi ne kadar geliştirirseniz o kadar öğrenirsiniz yabancı dili. Liseyi bitirmeye çalışırken bir de dilcilere karşı söylenenlere diş sıkmak zorunda kalırsı...

Çevirmen olmak...

Resim
  Çevirmen olmak... Aslında üzerine konuşulacak çok şey yok. Yaşanacak çok şey var.  Burada çevirmenlik yolculuğunda yaşadıklarımdan, aldığım eğitimden, dil ile olan ilişkimden, neden bu mesleği seçtiğim ve bunun için neler yaptığımdan bahsedeceğim. Belki de içimi dökeceğim. Merak edenler için bu müthiş mesleğin arka planından söz edeceğim. Bir değişiklik görmek istediğim için bu değişikliğe yardım etmek amacıyla buradayım. Elimden geldiğince bu mesleğin mutfağından bahsederek kendi bilgilerimi başkalarına aktaracağım. Şimdiden hepimize iyi şanslar...