Bir Dil Öldüğünde...

 


Bir Dilin Hayatı

Dünya üzerinde konuşulan birçok dil bulunmaktadır. Dil aileleri, işaret dilleri, Latin alfabesine sahip diller, Kiril alfabesine sahip diller, kuş dili ve bunun birçoğu. İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Türkçe, Korece, Çince, Japonca, Arapça, Flemenkçe… Bunlar şu anda aklıma gelenler. Şu anda dünyada 7 binin üzerinde dil bulunmaktadır. Bu kadar dilin yanı sıra bir de ölmüş olan ve ölmekte olan diller var. Dil canlı bir varlıktır. Bir dil doğar, yaşar, ölür. Bu süreç nasıl işler? Bir dil nasıl ölür ve etkileri nelerdir? Bugün dillerin yaşamından ve ölümünden bahsedeceğiz. Haydi başlayalım.

 

Dilin Doğumu ve Yaşamı

Yukarıda da dediğim gibi dünya üzerinde 7 binin üzerinde dil vardır. Bu dilleri kapsayan 142 tane dil ailesi bulunmaktadır. Ayrıca bu diller doğal ve yapay olmak üzere ikiye ayrılır. Öncelikle doğal dil (tabii dil), dil konuşucuları tarafından bilinçli bir şekilde tekrar edilmeden ortaya çıkan dillerdir. Konuşma veya şarkı olabilir. Yapay diller ise dil bilimciler ve dille uğraşan kişiler tarafından istek veya emir üzerine ortaya koyulan dillerdir. Örneğin Korece  (Hangıl [한글]) 1443-1444 yıllarında Kral Sejong’un emriyle üretilmiştir. Bu yapay dilde 3 temel nokta vardır: İnsanı anlatan dikey çizgi, dünyayı anlatan yatay çizgiler ve cenneti anlatan yuvarlak noktalar. Fakat bu durum doğal dillerde bulunamaz. Doğal dillerde bir mantık aranmaz. Daha önceki “Noam Chomsky” ile ilgili yazımızda bahsi geçen evrensel dil bilgisi teorisini tekrar hatırlayalım. Evrensel dil bilgisi doğal dilleri şekillendiren ve bir çerçeve içine alan kurallar olduğunu öne sürer. Doğal diller son derece geleneksel ve keyfidir. Keyfi kelimesini kullanmaktan kastım, bir nesneye karşılık gelecek kelimenin, dil konuşucuları tarafından isteklerine göre seçilmesidir. İşte tam da bu yüzden doğal dilde mantık aranmaz. Tüm doğal diller değişir. Çünkü dünya üzerinde konuşulan diğer dillerden etkilenebilir. Gündeme uyum sağlayarak kelime haznesini genişletir ve genişletmek zorunda kalır.

 

Bir Dil Nasıl Ölür?

Dünya üzerinde şu anda ölmüş olan ve ölmekte olan tahminen 1000 dil bulunmaktadır. Tarih boyunca ise 25 bin ölü dil olduğu düşünülmektedir. Bu ölen bin dilden 500 tanesinin alfabesi bilinmektedir. Her yıl 6 dilin öldüğü ortaya koyulmuştur. Ölü kabul edilen diller üzerinde geliştirme yapılsa da bu kabul edilmez, çünkü o dil ölmüştür. Bu ölü diller arasında ana diller de bulunmaktadır. Örneğin Roma’nın eski ana dili Galatça ölmüştür. Tarih boyunca 1000 tane ana dilin öldüğü düşünülmektedir. Bir dilin ölmesi için şehirlere göçün artması, baskın dillerin yükselmesi ve küreselleşme gereklidir. Bunlar günümüzde çok hızlı yaşanan şeyler olduğu için de dillerin ölmesi gitgide kolaylaşmıştır. Bir dil öldüğünde o dilin ait olduğu kültür, yaşanmışlıklar, tecrübeler, mutluluklar, hüzünler, savaşlar, kutlamalar, doğumlar, ölümler unutulur. Bir dilin en son konuşucusu öldüğünde o dilde o kişiyle birlikte ölür. Sessiz sedasız göçer gider bu dünyadan. Milyonlarca insan konuşmuştur belki de o dili, fakat dil öldüğünde o kişiler unutulur. Sanki hiç var olmamış gibilerdir. Geri dönülemez bir yoldur. 


Diller unutulmasın, tarihler sayfalarda kalmasın ve geçmiş akıllarda kalsın diye Unesco dilleri koruma programı başlatmıştır. Ama Unesco da ölüme çare olamaz. Son konuşucu diliyle birlikte gider buralardan. Bir dil tekrar edilmezse, çocuklara öğretilmezse ve en önemlisi değeri bilinmezse ölmesi engellenemez. Bir dil öldüğünde kültür de ölür, tarih de ölür, tecrübeler de ölür. İşte bu yüzden sayın okur, dilinize sahip çıkın. Onu en güzel şekliyle kullanın. Başka dillerle kirletmeyin. Bebeğiniz gibi koruyun ki başkaları korumaya uğraşmasın. Çünkü eninde sonunda yitip gidecekler. Dilin en güzel haliyle kullanılması ve dilimizi sonsuza kadar koruma umuduyla vedalaşalım. Lütfen, bir sonraki yazıya kadar bunları aklınızda tutun sayın okur. Görüşmek üzere…


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Fahrenheit 451" Çeviri Eleştirisi Çözümlemesi - 2.Kısım

Çevirmen olmak...