"Fahrenheit 451" Çeviri Eleştirisi Çözümlemesi - 2.Kısım
Merhaba. Bugün daha önce yayınını yaptığım çözümlemenin ikinci kısmını sizlere sunuyorum. Aldığım geri dönüşler beni çok mutlu etti ve birilerinin işine yaradığı için de ayrıca sevindim. Sizlere iyi okumalar ve teşekkürler.
2) Çeviri Süreci Normları
2.1. Matriks Normlar
Kaynak metin toplamda 158
sayfadan oluşmaktadır. 3 bölüm içerir. İlk sayfada kitabın ismi, yazarın ismi,
ithaf edilen kişinin ismi, kitabın isminin nereden geldiği yazılmıştır. Altında
üç bölümün isimleri ve sayfa numaraları verilmiştir. İçerikler kısmının hemen
altında kitap 1.bölümüyle başlar. 1.bölümün ismi ‘’The Heart and The
Salamander’’dır ve 65.sayfada son bulur. 2.bölümün ismi ‘’The Sieve and
The Sand’’dir ve son sayfası 106’dır. 3.bölümün ismi ‘’Burning Bright’’tır
ve 158.sayfada biter. Cümleler uzun ve komplekstir. Ayrıca kitap içinde geçen,
dikkat çekilmek istenen bazı kelimeler italik yazılmıştır.
Çalışmanın devamında
‘’Çeviri 1’’ olarak adlandırılacak olan Dost Körpe’nin çevirisi 205 sayfadır ve
3 bölümden oluşur. Kitabın ikinci sayfasında yayınevinin sloganı olan
‘’İstikbal Göklerdedir!’’ yazısı bulunmaktadır. Üçüncü sayfada Ray Bradbury
hakkında bilgi verilmiş, dördüncü sayfada kitabın matriks özellikleri, yayın
sorumlusu, editör, grafiker gibi kişilerin isimleri, devamında telif haklarına
yer verilmiştir. Beşinci sayfada çevirmen Dost Körpe, sunuş kısmının yazarı
Neil Gaiman ve sonsözün sahibi Harold Bloom’un ismi yazılmıştır. Yedinci
sayfada kitabın isminin nereden geldiği hakkında tek cümlelik bir açıklama
yapılmıştır. Dokuzuncu sayfada Ray Bradbury’nin kitabı kime ithaf ettiği
yazmaktadır. On birinci sayfada Neil Gaiman’ın kaleme aldığı sunuş kısmı vardır
ve on yedinci sayfada sona erer. On dokuzuncu sayfada Juan Ramon Jimenez’in bir
sözüne yer verilmiştir. Yirmi birinci sayfada ‘’Şömine ve Semender’’
isimli 1.kısmın sunumu yapılmıştır. 1.Bölüm 23-89 sayfaları arasındadır. Doksan
birinci sayfada ‘’Elek ve Kum’’ adlı ikinci bölümün ismi verilmiştir. 2.bölüm
93-135 sayfaları arasındadır. Yüz otuz yedinci sayfada ‘’Işıl Işıl Yanan’’
isimli 3.bölüm başlar. 3.bölüm 139-193 sayfaları arasında yer almaktadır. Yüz
doksan beşinci sayfada Ray Bradbury’nin 1976 yılında kaleme aldığı sesli önsöze
yer verilmiştir. Yüz doksan dokuzuncu sayfada son bulur. İki yüz birinci
sayfada Harold Bloom’un yazdığı sonsöz yer alır ve iki yüz ikinci sayfada
biter. İki yüz iki ve iki yüz beşinci sayfalar arasında İthaki Yayınları’nın
Bilimkurgu Klasikleri listesine yer verilmiştir.
Çalışmanın devamında
‘’Çeviri 2’’ olarak adlandırılacak olan Zerrin & Korkut Kayalıoğlu’nun
çevirisi toplamda 164 sayfadır. Kitabın ilk sayfasında kitap, yazar,
çevirmenlerin ve yayınevinin ismi verilmiştir. Üçüncü sayfada kitabın ismi,
yazarı, özgün adı, İthaki Yayınları’ndaki numarası, editörün ismi, kapak
tasarımının sahibinin ismi, telif hakları sahipleri ve İthaki Yayınları’nın
iletişim bilgileri yer almaktadır. Dördüncü sayfada Ray Bradbury hakkında bilgi
verilmiştir. Beşinci sayfada Ray Bradbury’nin Şubat 1993 tarihli, ‘’Alev
Alev’’ isimli önsözü yer almaktadır. On üçüncü sayfada son bulur. On
dördüncü sayfada ithaf edilen kişinin ismi, on beşinci sayfada Juan Ramon
Jimenez’in bir sözüne yer verilmiştir. On altıncı sayfada ‘’Ocak ve
Semender’’ adlı birinci bölüm ve on yedinci sayfada kitabın isminin nereden
geldiği sunulmuştur. On sekizinci sayfada ilk bölüm başlar ve yetmiş altıncı
sayfada son bulur. Yetmiş yedinci sayfada ‘’Elek ve Kum’’ isimli ikinci
bölüm başlar ve yüz on beşinci sayfada son bulur. Yüz on altıncı sayfada ‘’Alev
Alev’’ isimli üçüncü bölüm başlar ve yüz atmış üçüncü sayfada biter. Yüz atmış
dördüncü sayfada dipnotlara yer verilmiştir.
Çeviri 1’in diğerlerine
göre daha fazla sayfaya sahip olmasının nedeni önsöz, sonsöz ve yorumlar
içermesinden kaynaklanmaktadır.
2.2. Dilsel- Metinsel
Normlar
Çeviri normlarının bu
ikinci bölümünde, cümle düzeyinde ele alınan kaynak metin ve iki farklı çeviri
eseri dilsel-metinsel açıdan farklılıkları karşılaştırılacaktır. Bu
farklılıkların sebepleri elde edilen bilgilerle değerlendirilecektir.
Fahrenheit 451 Adlı
Eserin Çözümlenmesi
1- KM:
It was a special pleasure to see things eaten, to see things blackened
and changed. (p.1)
Ç1:
Bir
şeylerin yendiğini görmek, karardığını ve değiştirildiğini görmek
özel bir zevkti.
Ç2:
Bazı
şeylerin yitmesini, kararmasını ve değişmesini görmek özel bir
zevk veriyordu.
KM’de kullanılan ‘’eaten’’
kelimesi Ç1’de birebir çeviri yapılıp ‘’yendiğini’’ şeklinde verilirken yeterli
bir çeviri yapmıştır ve Ç2’de değiştirme stratejisi kullanılarak ‘’yitmesini’’
şeklinde verilerek kabul edilebilir bir çeviri yapılmıştır. Ayrıca KM’deki
‘’changed’’ kelimesi Ç1’de ‘’değiştirildiğini’’ şeklinde verilirken edilgen
yapı kullanılmıştır. Ç2’de ise etken yapı kullanılarak ‘’değişmesini’’ şeklinde
verilmiştir. Aynı durum KM’deki ‘’eaten’’ kelimesinin Ç1’de edilgen, Ç2’de
etken verilmesi ile de görülmektedir.
2: KM: With
the brass nozzle in his fists, with this great python spitting
its venomous kerosene upon the world, the blood pounded in his head, and
his hands were the hands of some amazing conductor playing all the symphonies
of blazing and burning to bring down the tatters and charcoal ruins of
history. (p.1)
Ç1:
Pirinç hortum başı yumruk olmuş ellerindeyken, bu büyük
piton zehirli kerosenini dünyaya tükürürken, kendisinin başı
kanla zonklarken ve tarihin paçavraları ile kömürleşmiş kalıntılarını alaşağı
eden elleri tutuşturmanın ve yakmanın tüm senfonilerini çalan muhteşem bir
orkestra şefinin elleri gibiyken. (s.23)
Ç2:
Avuçlarında, dev piton yılanını andıran bakır
çinko alaşımı hortumla dünyaya zehirli gazyağı püskürtürken,
kanının beyninde zonkladığını hissediyordu… Elleri, tarihin paçavralarını ve
kömürleşmiş kalıntılarını yok etmek için ateş ve alevin tüm
senfonilerini olağanüstü bir şekilde yöneten bir orkestra şefinin elleriydi. (s.18)
KM’deki ‘’brass nozzle’’
kelimesi Ç1’de ‘’pirinç hortum başı’’ şeklinde verilmiş ve Ç2’de ‘’bakır çinko
alaşımı’’ şeklinde verilmiştir. Ç1 kaynak metne daha sadık kaldığı için yeterli
bir çeviri olarak kabul edilebilir. Ayrıca Ç2’nin devamında burada ‘’bakır
çinko alaşımı’’ olarak verilen kelime ‘’pirinç’’ olarak verildiği için (bakz.
s.26) tutarlılık sağlanamamıştır. KM’deki ‘’fists’’ kelimesi Ç1’de
‘’ellerindeyken’’ ile verilirken ekleme yapılarak ‘’yumruk olmuş’’ şeklinde
açıklamayla çevrilmiştir. Ç2’de ‘’avuçlarında’’ şeklinde verilmiştir. Ç1
çevirisi yeterli, Ç2 çevirisi kabul edilebilirdir. KM’deki ‘’kerosene’’
kelimesi Ç1’de birebir çeviri yapılarak aynı şekilde kullanılmış, Ç2’de
‘’gazyağı’’ şeklinde kullanılmıştır. KM’deki ‘’bring down’’ kelime grubu Ç1’de
‘’alaşağı etmek’’ şeklinde verilirken, Ç2’de ‘’yok etmek’’ şeklinde
verilmiştir. Bu kelime grubunun çevirisinde Ç1’de yeterli çeviri yaparken Ç2’de
kabul edilebilir bir çeviri yapılmıştır. Bunlara ek olarak, KM’deki tek cümle
Ç2’de ikiye bölünmüştür. Bunun sebebi cümlenin devrik ve uzun olması olabilir.
Cümleyi daha anlaşılır kılmaya çalışmış olabilirler.
NOT: Bu
şekilde cümleleri bölmenin kişisel olarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Çünkü
kitabı okuduğumuzda aslında anlatılan dönemdeki insanların kitap okumadıkları
ve düşünmedikleri için kısa kısa, sadece bir kelimelik cümleler ile
konuştuklarına şahit olduk. Belki de bu yüzden yazar onlar gibi olmayalım diye
kitabı okurken bir cümleyi en az iki defa okumamızı ve düşünmemizi istemiş
olabilir. Bu isteğe cümleleri bölerek karşı çıkarak esere saygısızlık
edildiğini düşünmekteyim. Ç1’de cümleler bölünmemiş, olduğu uzunlukta veya
yapıda çevrilmiştir. Fakat Ç2 daha anlaşılır bir çeviriye sahiptir.
3- KM: He
walked out of the fire station and along the midnight street
toward the subway where the silent, air-propelled train slid soundlessly
down its lubricated flur in the earth and let him out with a great puff of warm
air an to the cream-tiled escalator rising to the suburb. (p.2)
Ç1:
İtfaiye binasından çıktı ve gece yarısı sokağında metroya
doğru yürüdü; hava tahrikli sessiz tren yerin altındaki yağlanmış borudan sessizce,
çıt çıkarmadan geçerek Montag’ı banliyöye çıkan, krem rengi
fayanslı yürüyen merdivene, bol miktarda ılık hava püskürterek bıraktı.
(s.24)
Ç1:
Gece yarısı itfaiye merkezinden çıkıp, metroya doğru yürüdü. Hava itişli
treni toprağın içindeki yağlanmış borusu içinde kayıp gitti. Montag indi ve
tren onu sıcak havayla birlikte, fildişi renkli fayansla kaplanmış
yürüyen merdivenin üzerine bıraktı. (s.19)
KM’deki ‘’fire station’’
kelimesi Ç1’de ‘’itfaiye binası’’, Ç2’de ‘’itfaiye merkezi’’ şeklinde
verilmiştir. KM’deki ‘’midnight street’’, Ç1’de ‘’gece yarısı sokağı’’ şeklinde
verilmiş ve yeterli bir çeviri yapılmıştır. Fakat Ç2’de bu kelime grubu
eksiltme stratejisi kullanılarak metinden tamamen atılmıştır. KM’deli
‘’soundlessly’’, Ç1’de ‘’sessizce, çıt çıkarmadan’’ şeklinde verilmiş ve ekleme
stratejisi kullanılarak anlamı zenginleştirmeye çalışıldığı için yeterli
çeviridir. Ç2’de ise tekrardan eksiltme stratejisi kullanılarak bu kelime
metinden atılmıştır. KM’deki ‘’cream-tiled’’, Ç1’de ‘’krem rengi fayanslı’’
şeklinde verilmiş ve yeterli çeviri yapılmıştır. Ç2’de ise ‘’fildişi renkli
fayansla kaplanmış’’ şeklinde verilmiştir. Sorun şudur ki ‘’fildişi rengi’’nin
İngilizce karşılığı ‘’cream’’ değil, ‘’ivory’’dir. KM’deki ‘’rising to the
suburb’’, Ç1’de ‘’banliyöye çıkan’’ şeklinde verilerek yeterli çeviri
yapılmıştır fakat Ç2’de eksiltme stratejisi kullanılarak (tekrar) metinden
çıkarılmıştır. Kişisel düşünceme göre, bir cümle içerisinden üç öğe atılarak
kaynak metin zarara uğratılmıştır. Bunlara ek olarak KM’de bir cümle iken,
Ç2’de üç cümle olmuştur.

Yorumlar
Yorum Gönder